Resesyon Nedir? Ülke Ekonomileri ve Piyasaları Nasıl Etkiler?

resesyon nedir ülke ekonomisine ve piyasalara etkileri
resesyon nedir ülke ekonomisine ve piyasalara etkileri
4.8/5 - (5 votes)

Bir ülke ekonomisinde önemli belli temel yapıtaşları bulunmaktadır. Büyüme kavramı bu temel yapıtaşlarından bir tanesidir. Büyüme kavramı genel olarak ülkelerin üretim, ihracat, ithalat, yatırım vb. gelişmesini veya gerilemesini ifade etmektedir. Bu yazımızda resesyon nedir, ülke ekonomisine etkileri nelerdir? Resesyonun piyasa fiyatlamalarına etkileri ve daha fazlasını yazımızda bulabileceksiniz.

Resesyon Nedir?

Ekonomilerde yaşanan kriz durumları, büyüme kavramını azaltıcı etki uygulayabilir. Azaltıcı etkinin diğer bir anlama ise daralmadır. Ülkeler ekonomik krize girse bile büyümeleri durmayabilir. Ancak büyüme durursa ekonomi ciddi anlamda sert dalgalanmalara ve değer düşmelerine maruz kalabilir. Büyüme kavramı genel anlamda 1 senelik bir süre içerisinde daralma ve genişlemeyi ifade eder.

Büyüme kavramına benzerliğiyle bilinen diğer bir ekonomik kavram da resesyondur. Resesyon ekonomide yarım dönem olarak bilinen 6 aylık bir süreçte gerilemeyi veya durmayı ifade etmektedir. Aynı zamanda ülkelerin yurt içi gayri safi hasılasında 6 aylık süreçte konjoktür dalgalanma içerisinde, istikrarlı ve negatife doğru sürekli bir düşüşü ifade etmektedir. Bu düşüş diğer bir adıyla ılımlı daralma olarak tanımlanmaktadır. Eğer resesyon durumu şiddetli bir şekilde yani anormal düşüşler çerçevesinde olursa buna ekonomide depresyon süreci denmektedir.

Resesyon Ülke Ekonomilerini Nasıl Etkiler?

Bir ülkede resesyonun oluşması, ülkede milli hasılayı ve ekonomiyi etkileyen tüm ekonomik araçları negative yönde etkileyebilir. Bu araçları maddeler halinde açıklayacak olursak;

  • Ülke ekonomisi sürekli bir düşüş yaşayacağından, ekonomik alt yapı çöker. Bu durumda devletler kamu harcamalarının ve kamu gerekliliklerini yerine getirmek için sürekli bir para basma duruma girer. Paranın sürekli basılması, piyasa o kadar para girişini ifade eder ve bir piyasada bir para birimi ne kadar dolaşıma girerse o kadar değer kaybeder.
  • Paranın değer kaybetmesi, döviz kurunun yükselmesine sebep olur. Eğer resesyona giren bir ülke aynı zamanda ithalatı fazlaca yapan bir ülkeyse bu durumda ülkelerin dış borcu sürekli olarak artacak ve uzun vadede ekonomik krizi büyütecek bir hale gelecektir.
  • Döviz kurunun ve dış borçlanmanın artış göstermesi aynı zamanda devletlerin faiz üzerinden para politakası yapmasına sebep olabilir. Bu durumda faizin sürekli artması veya düşmesi yatırımcıların gözünde güvensiz bir ekonomi ortamı oluşturmakta ve yatırımların düşmesine sebep olabilmektedir.
  • Resesyonun oluşma sebeplerinden olan veya resesyonun ciddi derecede etkilediği diğer bir konu ise nüfus politikasıdır. Nüfusun bir ülkede sürekli artması, kamu harcamalarını veya kişi başına düşen devlet harcamalarını otomatik olarak arttırmaktadır. Bu durum nüfusun farklı yönlendirmelere ve farklı mekanlara göç etmesine sebep olabilmektedir. Bu durum ülkedeki şehir alt yapılarını etkilemekte ve demografik yapının değişmesine sebep olabilmektedir.
  • Nüfusun artması ve bununla birlikte gelen resesyon tehlikesi, devletlerin içerisinde bulunan şirketleri de doğrudan olumsuz yönde etkileyeceğinden şirketler işçi çıkarmak zorunda kalacak veya yeni sitihdam sağlayamayacaklardır. Haliyle ekonomik daralma sebebiyle yatırımlar azalacağından ve yeni iş yerleri kurulamayacağından istihdam seviyesi yani işe alım seviyesi azalacak ve işsizlik ciddi derecede artacaktır.
  • Devletler ekonomi iyi olsa da kötü olsa da sürekli olarak ekonomisini geliştirmek veya düzeltmek için çeşitli ekonomik faaliyetlere yönelirler. Resesyon durumunun yaşanması ülke içerisinde gerçekleştirilen ekonomik faaliyet sayısını düşerecek ve ekonomik para politikaları iptal olacaktır. Bu durum bir nevi devlet içerisinde tasarruf durumunun yaşanmasını ifade edebilmektedir.
  • Üretim kavramı ekonominin temel yapı taşlarından bir tanesidir. Bu durumda resesyon durumu arz ve talep dengesini bozacak ve piyasalardaki rekabeti ciddi anlamda düşürecektir. Bununla birlikte şirketler yeterli talep bulamadığı için arzı düşürecek yani üretimi azaltacaktır. Üretimin azalması aynı zamanda ülke ekonomisi için daha fazla dış borçlanma ve milli paranın daha fazla değer kaybı anlamına gelmektedir.
  Ülkelerin Petrol Çıkarma Maliyetleri

Resesyon Altın Fiyatlarını Nasıl Etkiler?

Ekonomide yaşanan krizler bazı durumlarda yatırımcılar için bir fırsata dönüşebilmektedir. Bu fırsatlar genel anlamda kriz durumlarında döviz kurundaki artan fiyatlardan oluşmaktadır. Türkiye açısından değerlendirildiğinde en önemli yatırım varlıklarından biri olan altın varlığının nasıl etkilendiğini bu yazımızda net bir şekilde açıklayacağız. Ancak konuya değinmeden önce bunun bir yatırım tavsiyesi olmadığına değinmek isteriz.

Altın varlığı genel olarak tüm dünyada kabul edilmiş bir yatırım varlığıdır. Haliyle piyasalarda hakim olması sürekli olarak piyasadan etkilenmesine neden olmaktadır. Altın özellikle ülkemizde döviz kuru mantalitesiyle görülmekte ve döviz kuruna istinaden fiyatları artış veya azalış gösterebilmektedir.

Resesyon genel anlamda ülke ekonomisini istikrarsızlaştırmakta ve ülkelerin ciddi anlamda para basma faaliyetini göstermesine sebep olabilmektedir. Aynı zamanda resesyonun sürekli bir daralmayı ifade etmesi, enflasyon gibi etkenlerinde sürekli olarak kriz durumu yaşamasına sebep olabilmektedir. Haliyle bu durum milli paranın değer kaybetmesine ve döviz kuru, değerli varlıklar gibi yatırım araçlarının fiyatlarının sürekli olarak artışına sebep olmaktadır.

Türkiye’de yaşanan resesyon durumunu ve bununla birlikte ilerleyen varlık piyasalarını göz önünde bulundurduğumuzda altın varlığı fiyatının sürekli olarak bir artışa maruz kaldığı yorumu yapılabilmektedir. İlerleyen süreçlerde Türkiye döviz odaklı bir para politikası gerçekleştirmediği sürece veya altın rezervini genişletmediği sürece altın fiyatları artmaya devam edecektir.

Resesyon Petrol Fiyatlarını Nasıl Etkiler?

Petrol bir enerji kaynağıdır. Ülkelerin petrolü dış ülkelerden temin etme seviyelerine göre fiyat değişimi yaşayabilir. Aynı zamanda dünyada yaşanan kaynak krizinde petrol fiyatlarının artmasına etkisi bulunmaktadır. Hemen hemen her yerde kullanılması sebebiyle, petrol fiyat yönünden oldukça manipüle edilebilen bir kaynak konumundadır.

Resesyon kavramı açısından, petrol fiyatları değerlendirildiğinde net bir cevabın ancak ülkelerin petrol üretimi durumuna göre verilebileceğini söylemek mümkünüdür. Anlaşılması amacıyla iki ülke üzerinden örneklerle açıklamak isteriz;

  Favök Nedir? Favök Hesabı Nasıl Yapılır?

Örneğin Venezuela ülkesini ele alalım. Venezuela yaşadığı ekonomik kriz ile birlikte, ciddi bir resesyon durumu yaşamakta. Bu durum aynı zamanda ülkede üretilen mal ve hizmet miktarını ciddi anlamda değiştirmiş ve milli paranın ciddi derecede değer kaybetmesine olmuştur. Ancak petrol fiyatlarına bakıldığında, petrolün fiyatında gözle görülebilen bir değişiklik olmamıştır. Bunun sebebi ülkedeki petrol kaynağının hem kendi ülkesine yetmesi hem de dış ülkelere ticaret rezervinin bulunmasıdır.

Diğer bir örnek ise günümüz Türkiye’sidir. Türkiye petrol yatakları olmayan ve petrol kaynağını sürekli olarak dış ülkelerden edinen bir yapıya sahiptir. Günümüzde yaşanan resesyonla birlikte milli para değer kaybetttiğinden dış ülkelerden alınan petrole daha fazla para ödemek durumunda kalınabilmektedir. Bu durum piyasaya yansıtıldığında petrol kaynağının fiyat artışı yaşadığını söylemek mümkündür. Resesyonun bir süre devam edeceğini düşünürsek petrol fiyatlarının sürekli olarak artacağını söylemek de mümkün olacaktır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*